Dikkat eksikliği olan öğrenciye ne yapılır ?

Sude

New member
Disiplin, rutin ve ekran yönetimi elbette önem taşıyabilir. Fakat sürekli başarısızlık yaşayan bir çocuğa yalnızca daha fazla baskı uygulamak, sorunun nedenini çözmeyebilir.

Bir Öğretmenin En Zor Sorusu

Selin Hanım bir gün Arda'yı ders çıkışında yanına çağırıyor.

“Arda, sence derste sana en çok ne yardımcı oluyor?”

Arda biraz düşünüyor.

“Ne yapacağımı tek tek söylediğinizde.”

“Peki en çok ne zor geliyor?”

“Her şeyi aynı anda söylemeniz.”

Bu cevap öğretmeni düşündürüyor.

Çünkü yetişkinler bazen bir görevi kolay sanıyor.

“Kitabını çıkar, sayfayı aç, başlığı yaz, metni oku, soruları cevapla, sonra kontrol et.”

Yetişkin için tek bir cümle.

Bazı çocuklar için ise küçük bir görevler zinciri.

İşte burada öğrencinin yerine her şeyi yapmakla öğrenciyi bağımsızlaştırmak arasındaki denge önem kazanıyor.

Amaç Arda'nın hayatını sonsuza kadar yetişkinlerin yönlendirmesiyle sürdürmesi değil.

Amaç, önce dışarıdan sağlanan yapıyı zamanla onun kendi kendine kullanabileceği becerilere dönüştürmek.

Örneğin:

“Ne yapacağım?”

sorusunun zaman içinde

“Önce neyi yapmam gerekiyor?”

sorusuna dönüşmesi.

Daha sonra ise:

“Görevi kendim nasıl parçalara ayırabilirim?”

noktasına ulaşması.

Aile İçin Küçük Ama Etkili Bir Yol Haritası

Arda'nın ailesi sonunda evde bazı temel kurallar belirliyor.

Ödev masasında yalnızca gerekli malzemeler bulunuyor. Büyük görevler küçük parçalara ayrılıyor. Çalışma süreleri çocuğun yaşına ve kapasitesine göre düzenleniyor. Tamamlanan görevler görünür hale getiriliyor.

Fakat en önemli kural şu oluyor:

Ödev sırasında “Neden yine yapmadın?” sorusu yerine “Şu anda nerede takıldın?” sorusu soruluyor.

Bu iki soru arasındaki fark çok büyük.

İlki çocuğu savunmaya itebilir.

İkincisi sorunun yerini bulmaya çalışır.

Ayrıca uyku düzeni, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve ekran kullanımının yönetilmesi gibi genel sağlık alışkanlıkları da göz ardı edilmiyor. Ancak aile bunları DEHB'nin tek başına tedavisi gibi görmüyor.

Çünkü profesyonel değerlendirme gerektiğinde çocuk ve ergen psikiyatrisi, çocuk psikolojisi veya ilgili sağlık uzmanlarından destek almak gerekiyor.

“Peki Ya Benim Çocuğum da Böyleyse?”

Bu hikâyeyi okurken kendi çocuğunuzu, öğrencinizi veya sınıfınızdaki bir öğrenciyi düşündüyseniz, ilk adım gözlem olabilir.

Şunlara bakabilirsiniz:

- Dikkat güçlüğü hangi ortamlarda ortaya çıkıyor?

- Evde ve okulda benzer mi?

- Ne kadar süredir devam ediyor?

- Akademik başarıyı veya sosyal ilişkileri etkiliyor mu?

- Çocuk görevi anlamıyor mu, yoksa başlatmak ve sürdürmekte mi zorlanıyor?

- Uyku, kaygı, stres veya başka bir yaşam değişikliği var mı?

- Çocuğun güçlü olduğu alanlar neler?

Özellikle son soru çoğu zaman unutuluyor.

Arda'nın matematik problemlerini çözme becerisi, merakı ve yaratıcı düşünmesi de değerlendirmeye dahil ediliyor.

Çocuğu yalnızca zorlandığı noktadan tanımlamak, onun bütün hikâyesini tek bir soruna indirgemek olur.

Hikâyenin Sonunda Arda Ne Öğrendi?

Aylar sonra Arda hâlâ bazen ödev sırasında dalıyor.

Hâlâ kalemini kaybediyor.

Bazen çantasından üç gün önceki bir çalışma kâğıdı çıkıyor.

Yani masalsı bir “ve bütün sorunlar sonsuza kadar ortadan kalktı” sonu yok.

Fakat önemli bir şey değişiyor.

Arda artık zorlandığında kendisini başarısız olarak görmüyor.

Bir gün ödev başında annesine şöyle diyor:

“Ben bunu yapamıyorum değil. Şu an nereden başlayacağımı bilmiyorum.”

Annesi cevap veriyor:

“Peki ilk adım ne?”

Arda defterine bakıyor.

“Başlığı yazmak.”

Ve başlıyor.

Belki dikkat eksikliği yaşayan bir öğrenciye yapılabilecek en önemli şeylerden biri tam da budur: Onu yalnızca “dikkat etmesi gereken çocuk” olarak görmek yerine, nasıl daha iyi öğrenebileceğini keşfetmesine yardım etmek.

Çünkü bazen sorun çocuğun öğrenmek istememesi değildir.

Bazen görev, onun için henüz yönetilebilir parçalara ayrılmamıştır.

Bazen daha fazla azarlamak yerine daha iyi yapılandırılmış bir ortam gerekir.

Bazen de eğitimcinin, ailenin ve sağlık profesyonellerinin aynı masaya oturup birbirlerini suçlamak yerine aynı soruya bakması gerekir:

“Bu çocuğun öğrenmesini kolaylaştırmak için hangi koşulları değiştirebiliriz?”

Ve belki bu hikâyenin sonunda asıl soru Arda için değil, hepimiz için kalıyor:

Bir öğrencinin dikkatini yalnızca onun sorumluluğu olarak görmek yerine, öğrenme ortamının da sorumluluğu olarak görmeye başladığımızda sınıflarımız nasıl değişirdi?

Güvenilir Kaynaklar ve Uzman Yaklaşımı

Dikkat eksikliği ve DEHB konusunda tanı koymak veya kişisel tedavi önerisi oluşturmak için yalnızca internet yazıları yeterli değildir. Değerlendirme; çocuğun gelişim öyküsü, okul ve ev ortamındaki davranışları ve gerektiğinde farklı uzmanların görüşleriyle birlikte yapılmalıdır.

Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Fifth Edition, Text Revision (DSM-5-TR) kaynağı DEHB'yi nörogelişimsel bozukluklar kapsamında ele alır.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), çocuklarda DEHB değerlendirmesi ve desteklenmesine ilişkin aileler ve eğitimciler için bilgilendirici kaynaklar yayımlar.

Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) ise çocuklarda ve ergenlerde DEHB değerlendirmesi ve yönetimine yönelik klinik kılavuzlar sunmaktadır.

Bu kaynakların ortak noktalarından biri, çocuğun davranışını yalnızca “tembellik”, “yaramazlık” veya “isteksizlik” gibi tek bir açıklamaya indirgemek yerine kapsamlı değerlendirme yapılmasının önemini göstermeleridir.

Arda'nın hikâyesi kurgusal olabilir.

Ama onun yaşadığı sorular gerçek hayatta pek çok sınıfta karşımıza çıkabilir.

Belki de bir sonraki kez bir öğrenci derse dalıp gittiğinde, hemen “Neden dikkat etmiyorsun?” demeden önce birkaç saniye durup şu soruyu sormak daha anlamlıdır:

“Şu anda öğrenmeni zorlaştıran şey ne?”

Başlığı forum biçimine uygun düzeltHikâyenin çatışmasını daha belirginleştir

Başlığı forum biçimine uygun düzelt

Hikâyenin çatışmasını daha belirginleştir

İzlem ve uzman desteğini somutlaştır
 
Üst